KADEM ADALI : DEMİR FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞ ÜLKE EKONOMİSİNE YAPILAN DARBEDİR

  • Sayın cumhurbaşkanım!  

Lütfen sektöre kulak verin. Dünyada biraz artan demir/çelik fiyatları, bize daha fahiş fiyatlarla yansıtılıyor. Türkiye ekonomisinin lokomotifi inşaat sektörüyse; inşaat ektörünün  lokomotifi de  demir/çeliktir. Demir/çeliği kontrol edemeyen; ekonomisini de büyütemez. 

Tüm İnşaat Müteahhitleri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Ordu Müteahhitler Birliği Derneği Başkanı Kadem ADALI, artan demir fiyatlarına yönelik açıklamalarda bulundu.  

Türkiye’nin demir/çelik sektöründe ilk beşte olmasına demir fiyatlarının yükselmesi inşaat rektörüne ağır bir yük getiriyor. Bu durumun çözüme kavuşması gerektiğine işaret eden Kadem ADALI; “Ülkemizin dünyada demir/çelik üreticisi olarak ilk 5’e girmesine ve iç tüketimimizin yaklaşık 2 katından fazla üretim yapmasına rağmen, demir/çelik fiyatları yılbaşından bu yana yaklaşık % 50 fiyat artışıyla inşaat sektörünü zor duruma sokmuştur. Kanaatimiz, demir çelik üretiminde özellikle hurda, kömür ve elektrot girdilerindeki artışların başta Çin olmak üzere; dünya ülkelerindeki demir fiyatlarına yansımasını fırsat bilen ülkemizdeki demir/çelik üreticileri de ürettikleri hatta üretmedikleri demiri bile taahhüt karşılığı iç piyasadaki arz/talep dengesine bakmadan, yurtdışına satmış, iç piyasadaki bir kısım karaborsacılar tarafından kıtlık ve fahiş fiyatlarla sektörü zor durumda bırakmışlardır.” dedi. 

İnşaat sektörünün Türkiye’de her zaman yaz aylarında öteden beri hep hareketli olduğunu hatırlatan ADALI, inşaat sektörü bu durum karşısında ciddi bir dar boğazla karşı karşıya kaldığını, Hükümetin kendi takdir enstrümanlarıyla demir/çelik fiyatlarını muhakkak düşürmesi gerektiğini, aksi takdirde sektör krize sürükleneceğini belirtti.  

İnşaat sektörünün ülkemizde ekonominin can damarı olduğunu, toplam istihdamın %30’unun bu sektörde yer aldığını, ifade eden ADALI sektörde demirden kaynaklı yaşanan sıkıntıları şöyle aktardı. 

“Bir çok müteahhit arkadaşımız artan maliyetler sebebi ile yeni projelere başlamakta zorlanmaktadır. Özellikle bizim gibi ekonomik çeşitliği az olan illerde inşaattaki yavaşlama istihdamı daha da çok etkileyecektir. Sektör iş bırakma noktasına gelmiştir. Bu artan maliyetler sektör acısından sürdürülebilir bir durum değildir. 

Fiyatların yükselmesinin yanında talep edilen demir tedarikinin karşılanmasında zaman zaman zorluk yaşanmaktadır.  Dolayısıyla inşaat sektörünün hareketli olduğu, seçimlerin bittiği, sektörün önünün tam açık olduğu bir dönemde, inşaat sektörüne adeta demirden perde indirilerek, dur denilmiştir. 

İnşaat sektörü takdir edilir ki Türkiye ekonomisinin ana lokomotif sektörü olarak 250 alt sektörü taşıyan ve yine TÜİK rakamlarına göre, 2 milyon 200 bin kişiyi direkt istihdam eden önemli bir sektördür. Türkiye ekonomisinde inşaat sektörünün önemi neyse inşaat sektöründe de demir/çeliğin önemi odur. Dolayısıyla ülkemizin ekonomik geleceği olan inşaat sektörünün temel dayanağı olan demir/çelik konusu serbest piyasa, dış piyasa, bir kısım karaborsacılar veya statükoculara terk edilemez. Bu Türkiye ekonomisini de bu yapılara terk etmek anlamına gelir.  

Demir fiyatları 2017 yılının başından bu yana yaklaşık olarak kg.1600 TL’den 2550 TL’ye ulaşmıştır, bu da yaklaşık % 50 İN ÜZERİNDE fiyat artışı olarak yansımıştır. 

Son 3 yıldır üst üste gelen seçimlerden yorulan inşaat sektörünün yeniden hızla toparlanması, kentsel dönüşümün sekteye uğramaması, istihdamda yeni işsizlerin oluşmaması, taahhüde dayalı zaman süreli işlerin sekteye uğratılmaması için Hükümetimizden gerekli tedbiri alıp ne pahasına olursa olsun dünyada biraz artan bizde 2 kata yansıtılan fahiş demir fiyatlarının düşürmeye ve tedarikinin kolay erişilebilir olmasına yönelik demir ve çelik üreticilerini de zarara uğratmadan, gerekli her türlü tedbiri almasını Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan inşaat sektörünün ve dolayısıyla Türkiye ekonomisinin ve istihdamının sekteye uğramaması açısından hayati önem arz etmektedir. Hükümetimizden bu konuyu acilen çözüme kavuşturmasını talep ediyoruz. 

Sonuç Olarak Çözüm taleplerimiz;  

1) %40 olan ithalat vergisi %10’a düşürülse de yetersiz kalmıştır. İthalat vergisinin sıfırlanması, ihracata %10 vergi konulması. 

2) Demirdeki KDV’nin %18’den geçici olarak da olsa sıfırlanması veya % 9’a indirilmesi. 

3) Demir üretim kapasitemizin %80’inin hurdadan üretilmesi, hammaddesi  hurda olan fiyat artışları açısından bağımlı olmamız, hem de hurdadan üretilen demir kalitesinin düşük olması sebebiyle demiri; demir cevherinden üretilmesinin teşvik kapsamında desteklenmesi, yurtdışına bağımlılık açısından inşaatın 2 önemli ana maddesinden biri olan demir/çelik üretim ve istihdam alanımızın kurtarılarak, bağımsız ve kontrol edilebilir hale getirilerek, demir/çelik sektörünün bu tür fiyat manipülasyonlarından korunması.  

4) Kamu müteahhitlerinin demirdeki aşırı fiyat artışından dolayı oluşan zararlarının fiyat farkı ödenerek giderilmesi.” 

Tüm İnşaat Müteahhitleri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Ordu Müteahhitler Birliği Derneği Başkanı Kadem ADALI, demir fiyatlarında fiyatların aşağıya çekilmesinin istihdamı da berberinde getireceğini hatırlattı. 

Yorum Yaz