Preveze Deniz Savaşı (27–28 Eylül 1538)

Barbaros Hayreddin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması ile Cenevizli amiral Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanması arasında geçen Preveze Deniz Savaşı, Osmanlı Devleti’nin Akdeniz’deki egemenliğini pekiştirmiş ve bu egemenlik 1570’lere kadar sürmüştür.

Osmanlı donanması Barbaros’un kaptan-ı derya olmasına(1553) kadar varlığını Ege Denizi’nde duyurmuş, Akdeniz’de daha çok bağımsız Türk korsanları etkinlik göstermişti. Bu korsanların önderi olan Barbaros Hayreddin Paşa’nın Osmanlı Devleti’nin hizmetine girmesinden sonra donanma Akdeniz kıyılarını vurmaya, Akdeniz’deki ticareti ellerinde tutan İspanya, Portekiz, Venedik, Ceneviz, Malta gibi denizci devletlerin çıkarlarını engellemeye başladı. Osmanlı Devleti’nin Akdeniz’de gittikçe büyüyen bir tehlike oluşturmaya başlaması üzerine Venedik’in çağrısı ve papalığın desteğiyle İspanya Kralı ve Kutsal Roma-Germen İmparatoru Şarlken’in önderlik ettiği büyük bir Haçlı donanmasının kurulmasına karar verildi. 1538’de hazır duruma gelen 600 parçalık bu donanmanın komutanlığına da Amiral Andrea Doria getirildi.

1538 yazında Ege Denizi’ne açılan Osmanlı donanması Girit Adası’nı yağmaladıktan sonra Eğriboz açıklarına demirlemişti. Bu sırada Andrea Doria da Yunanistan’ın batısındaki Arta Körfezi’nin girişinde yer alan Preveze Kalesi’ni kuşatmıştı. Durumu öğrenen Barbaros, hemen harekete geçince Andrea Doria kuşatmayı kaldırarak kuzeydeki Korfu Adası’na çekildi. Osmanlı donanması Arta Körfezi’ne demir atınca, 25 Eylül’de Preveze önlerine gelen Haçlı donanması körfezin girişini kapattı. 27 Eylül’de ani bir hareketle körfezin dışına çıkmayı başaran Osmanlı donanması Haçlı donanmasıyla karşı karşıya geldi. Andrea Doria yanlış manevralarla donanmasını güç duruma düşürünce, Barbaros bu durumdan yararlanmak istedi. 40 gemiden oluşan bir filoyu ileri sürerek Haçlı donanmasını bölmeye çalıştı. Durumun daha da kötüleştiğini gören Andrea Doria donanmasına geri çekilme buyruğunu verdi. Bir süre Haçlı donanmasını izleyen Osmanlı gemileri havanın kararması üzerine Preveze’ye döndüler. 28 Eylül sabahı Haçlı donanması yeniden Preveze önlerinde görüldü. Bu kez 122 gemiden oluşan Osmanlı donanması daha da hazırlıklıydı ve düşmanı hilal(ayça) biçimindeki savaş düzeni içinde karşıladı. Buna göre merkezde Barbaros, sağ kola Salih Reis, sol kola da Seydi Ali Reis komuta ediyordu. Turgut Reis’in 20 gemilik filosu ise geride yer alıyordu. Haçlı donanması birbiri ardınca üç sıra halinde dizilmişti. Önde ağır toplarıyla kalyonlar, ortada kadırgalar, en arkada da çekdiri türü hafif gemiler vardı. Andrea Doria önce ağır toplarla Osmanlı donanmasını dağıtmayı, ardından hafif gemilerle yanaşarak son darbeyi indirmeyi amaçlıyordu. Ama yeterli rüzgar olmadığından, ağır gemiler hareketsiz kalınca, saldırıya geçen Osmanlı donanması kalyonları ateş altına aldı. Bunun üzerine Andrea Doria ikinci sıradaki kadırgaları ileri sürerek Osmanlı donanmasını çevirmek istedi. Turgut Reis’in filosu buna aynı biçimde karşılık vererek Haçlı donanmasının arkasına sarkmaya başladı. Barbaros Hayreddin Paşa da ön sıradaki kalyonları yarıp kadırgalara saldırınca Andrea Doria bir çemberin içine düşmekte olduğunu görerek geri çekilme buyruğunu verdi. Beş saat süren savaş sorasında 128 gemi yitiren Haçlı donanması düzensiz biçimde kaçmaya başladı. Osmanlı donanması havanın kararmasından sonra da sürdürdüğü izleme harekâtına fırtına çıktığı için son vererek Preveze’ye döndü.

Barbaros Hayreddin Paşa

Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa kimdir?

Barbaros Hayreddin Paşa, 1470’li yıllarda Midilli adasında doğdu. Hayreddin Paşa’nın asıl adı Hızır Reis’ti. Ona, “dinin hayırlısı” anlamına gelen “Hayreddin” adını, Osmanlı Devleti’ne yaptığı hizmetinden dolayı bizzat Padişah verdi.

Ağabeyi Oruç Reis, genç yaşta deniz ticareti yaparken Rodos Şövalyelerine tutsak düştü. Yaşadığı olay yüzünden tüccar olmayı bırakıp, denizlere açılmaya karar verdi. Bir süre sonra kardeşi Hızır Reis (Barbaros)de ticareti bırakıp ona katıldı. Akdeniz kıyılarına akınlar düzenleyip, ganimetler elde ettiler. Cerbe adasını üs olarak kullanan Hızır Reis ve ağabeyi Oruç Reis’in ünü bütün Akdeniz’e yayıldı.

Hızır Reis, 1520-1525 yılları arasında Avrupa’nın Akdeniz kıyılarını vurarak büyük ganimetler elde etti.

1525’te Cezayir’i yeniden ele geçirdi.

I. Süleyman, Alman seferi sırasında Andrea Doria’nın Mora kıyılarına saldırdı. Bu durum Osmanlıları zora soktu. Bunun üzerine Kanuni, Hızır Reis’i İstanbul’a çağırdı ve 1533’te Hızır Reis’i Osmanlı donanmasının başına (kaptan-ı derya) atadı.

YAVUZ SULTAN SELİM DÖNEMİ

Hızır ve Oruç 1516’da ele geçirdikleri yüklü bir gemiyi armağan olarak Piri Reis himayesinde Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’e gönderdiler.

Hızır Reis, Yavuz Sultan Selim adına para bastırıp hutbe okuttu. Bu, ona bağlı olduğunu bildiren bir hareketti. Yavuz Sultan Selim de Hızır Reis’i Cezayir Beylerbeyliğine atayarak koruması altına aldı. Bunun üzerine önce Tunus ve Tlemsen Beyleri birleşerek Cezayir’e yürüdüler. Cezayir şehri dışındaki toprakları alıp, Cezayir halkını ayaklandırdılar. Ayaklanmayı bastıran Hızır Reis, beyleri durdurdu ve 1519’da Cezayir’e gelen İspanyol donanmasını mağlup etti. Ama Cezayir halkının durumu ve Tunus Beyi ile yapılan savaşın iyi netice vermemesi üzerine gemileri ve kendine bağlı Reislerle Cezayir’i bırakıp Seyşel Adasına çekildi.

PREVEZE DENİZ SAVAŞI

Osmanlılar, zaman geçtikçe Akdeniz üzerindeki gücünü, denetimini arttırıyordu. Bunun üzerine Papalık, Venedik, Ceneviz, Malta, İspanya ve Portekiz gemilerinden oluşan bir “Haçlı donanması” kuruldu. Başına da Andrea Doria getirildi.
1538 senesinde İmanlı Osmanlı Donanması ile Haçlı Donanması Arta Körfezi önlerinde karşılaştı. Tarihte daha önce hiç bu kadar kalabalık bir deniz muharebesi görülmemişti.

Haçlı birliğinin 600’den fazla gemisi, on binlerce forsa dışında tam 60.000 askeri vardı.
Hayrettin Paşa komutasındaki Osmanlı Donanması’nın ise 122 gemi ve forsalar dışında 20.000 askeri vardı.
Bu büyük savaş sonucu, Haçlı birliği 128 gemisini kaybetmiş, 29’u da Osmanlı tarafından ele geçirilmişti.
Hayrettin Paşa 1 gemi bile kaybetmezken, yaklaşık 400 leventi şehid düşmüştü.
Bu büyük savaşın mutlak galibi olan Osmanlı, bu zaferi şüphesiz önce Allah’a, sonra da Barbaros Hayreddin Paşa’ya borçluydu.

Preveze Savaşı sonrasında Osmanlı’nın Akdeniz’deki egemenliği pekişmiş oldu.
Şarlken, Preveze’nin intikamını almak için 1541 senesinde Cezayir’e saldırdıysa da başarılı olamadı.
Bu arada Fransa Kralı I. François, Şarlken’e karşı Osmanlılardan yardım isteyince, Kanuni Barbaros’u Fransa’nın Akdeniz kıyılarına gönderdi.
Barbaros, Toulon’da Fransız donanmasıyla birleşerek 1543 senesinde Nice’i aldı.

Barbaros Hayreddin Paşa, bundan bir sene sonra İstanbul’a döndü ve 4 Temmuz 1546 tarihinde burada vefat etti.
Türbesi Beşiktaş’tadır.

Yorum Yaz