FUTBOLDA SPRİNT KOŞUSUNUN ÖNEMİ

Futbol gün geçtikçe, daha yüksek hızda oynanan bir oyun hüviyetini almıştır. Oyunu kendi yarı sahasından mümkün olan en kısa süre içerisinde rakip yarı sahaya taşıyarak hücum fırsatları yakalamak gerekmektedir. Futbolun yüksek hızda oynanmasına paralel olarak, oyunculardan beklenen fiziksel performans seviyesi de yükselmiştir. Günümüzde oyuncuların futbol müsabakalarında kat ettikleri mesafe değerleri, 11-12 km. sınırına dayanmıştır. Bu bulgu fiziksel performanstaki yükseliş trendini ortaya koyar niteliktedir.

Oyuncuların müsabaka içerisinde çoğunlukla yön değiştirmeli koşular ve kısa mesafeli yüksek şiddette koşular (sprint) attıkları bilinmektedir. Bu durum oyunun yapısından kaynaklanmaktadır. Futbol sahasının ortalama olarak, 100 x 64 m. ölçülerinde olduğunu düşündüğümüzde, oyunculardan 100 m. koşucusunda olduğu gibi 80-100 m. sprint atması beklenmemelidir. Oyuncular müsabakalarda ortalama 9-27 m. arasında değişen mesafelerde sprint atmaktadırlar. Oyunun değişken yapısı içerisinde, kısa mesafeli sprintler ve yön değiştirmeli koşular önemli bir yer tutmaktadır. Futbolda müsabaka performansı da, sprint mesafesi ile doğru orantılı olarak artmaktadır.

Rampinini ve arkadaşlarının (2009) İtalya Serie A Liginde yaptıkları araştırmada, müsabakada 19 km/s.’ten yüksek hızda  topla yapılan koşuları kapsayan sprint koşuları  incelendiğinde, ligin ilk 5 sırasında yer alan takımların oyuncularının ortalama 127 m. topla sprint atarken, ligin son beş sırasında yer alan takımların oyuncularının ortalama 109 m. topla sprint attığını ortaya konulmuştur. Yine aynı araştırmada, takımların oyuncularının müsabakaların ikinci yarısındaki ortalama sprint mesafeleri 633 m. iken, müsabakanın ilk yarısındaki ortalama sprint mesafeleri 591 m. olarak tespit edilmiştir (Rampinini ve ark., 2009). Bu bulgulardan müsabakanın ikinci yarısında oyuncularda ortaya çıkan yorgunluk belirtileriyle paralel olarak, sprint mesafelerinde de düşüş gözlendiği açıkça görülmektedir.

Laktik asit, vücutta yorgunluğa sebep olan kimyasal bir  maddedir ve kanda laktat olarak bulunmaktadır. Oyuncular, müsabakanın ilerleyen dakikalarında laktat birikiminden dolayı meydana gelen yorgunluk sebebiyle gereken performansı gösterememekte ve bu bölümde yapılan hatalar müsabakaların kaybedilmesinde ve kazanılmasında belirleyici olmaktadır. Bu açıdan konuya yaklaşıldığında, oyuncular için son derece önemli olan sprint koşularının, müsabakanın özellikle son bölümlerinde sergilenmesinin çok önemli olduğu gerçeği ön plana çıkmaktadır. Müsabakanın son bölümlerindeki performanslarıyla müsabakayı kazanan takımları incelediğimizde, bu takımların ortak özelliklerinin müsabakaların son bölümlerindeki sprint mesafesi değerlerinin diğer takımlara oranla daha yüksek olmasıdır. Dolayısıyla iyi bir dayanıklılık seviyesinin yanında, oyuncular için olmazsa olmaz bir diğer performans bileşeninin  yüksek sprint mesafesi olduğunu söyleyebiliriz. Günümüzde GPS teknolojisinin de futbola girmeye başlamasıyla, oyuncuların antrenmanda ve müsabakada uyguladıkları sprint koşuları rahatlıkla tespit edilebilmektedir. Antrenörler özellikle GPS teknolojisinden yararlanarak, oyuncularının sprint kapasitelerini bilimsel veriler ışığında arttırabilir ve takım performansına bu açıdan katkıda bulunabilirler.

KAYNAKLAR:

– Rampinini E., Impellizzeri F.M., Castagna C., Coutts A.J., Wisløff U. Technical Performance During Soccer Matches of The Italian Serie A League: Effect of Fatigue and Competitive Level. Journal of Science and Medicine in Sport. 2009; 12: 227-233.

Yorum Yaz