Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-0.85
BIST 114,809
%0.00
Dolar 6.86
%0.15
Euro 7.76
%-0.25
Altın 396.96
deneme bonusu sekabet bahis siteleri deneme bonusu veren siteler
reklam REKLAM

Covıd-19 sürecinden sonra Türk Futbolunun geleceği

5555 defa okundu kategorisinde, 20 Haz 2020 - 23:48 tarihinde yayınlandı
Covıd-19 sürecinden sonra Türk Futbolunun geleceği

Hepimizin bildiği gibi, Covid-19 salgın süreci, tüm ülkelerin ekonomik ve sosyal hayatını derinden etkiledi. Futbol da bu salgın sürecinden olumsuz etkilenen sektörlerden biri konumundadır.

Uluslararası futbol organizasyonlarının planlaması bu süreçten sonra yeniden yapılırken, ünlü futbol kulüplerinin birçoğu ekonomik olarak küçülmenin, oyuncu ve teknik adam maaşlarında indirime gitmenin yollarını aramaktadır.

Futbol kulüpleri, salgın hastalık sürecinin etkisiyle müsabakaların oynanamamasından dolayı, gelirlerinde en büyük paya sahip olan yayın hakkı gelirlerinden mahrum kaldılar. Bunun sonucunda, futbol kulüplerinde ana gider kaynaklarını oluşturan oyuncu, teknik adam ve personel maaşlarının ödenmesinde aksaklıklar meydana geldi. Bu olumsuz ekonomik tabloyla, Türk futbol kulüpleri de yüzleşmek durumunda kaldılar. Birçok kulübümüzün, oyuncu maaşlarını ödemekte sıkıntı yaşadıkları ortaya çıktı.

Salgın hastalık sürecinden kaynaklanan bu olumsuz ekonomik tablo, futbol kulüplerimizin aslında var olan ancak ötelenen mali ve ekonomik sorunlarını tekrar gündeme getirdi.

Futbol kulüplerimizin birçoğu maalesef yönetim biliminin temel ilkelerine aykırı bir biçimde idare edildiklerinden dolayı, salgın hastalık sürecinden önce de ekonomik ve sportif açıdan olumsuz tablolara sahipti.

Birçok kulübümüz sportif açıdan başarılı olsa da, UEFA organizasyonlarına katılamama cezasına maruz kalmış, UEFA’nın belirlemiş olduğu finansal fair-play kriterlerini ihlal etmeleri sonucunda zorlu bir döneme girmişlerdi. Bunun yanında en üst profesyonel liglerden en alt profesyonel liglere kadar, birçok profesyonel futbol kulübümüz, özellikle daha önce büyük transfer ücretleri ödeyip, tam anlamıyla verim alamadıkları yabancı oyuncuların FIFA nezdinde açmış oldukları davalar sonucunda, puan silme ve küme düşürme cezalarına çarptırılmıştır.

Denetlenebilir ve hesap verilebilir bir yönetim sisteminin mevcut olmadığı futbol kulüplerimizin birçoğu, ekonomik ve mali olarak yok olmaya yelken açmış ve birçoğu sportif faaliyetlerine son vermek durumunda kalmıştır. Gaziantepspor, Manisaspor, Kardemir Karabükspor, Orduspor, Bucaspor, Şanlıurfaspor, Mersin İdmanyurdu, Eskişehirspor gibi ismini sayamayacağımız birçok köklü kulübümüz yok olmuş veya yok olma tehlikesiyle yüz yüze kalmıştır.

Türk futbolunun sistematik bir yapıya kavuşması, salgın hastalık döneminden önce de en öncelikli yapılması gereken işlerden biri olarak gündeme gelmeliydi. Salgın hastalık sürecinden sonra, futbol külüplerimizin özkaynaklara yönelme zorunluluğu kaçınılmaz bir durum haline gelmiştir.

Ekonomik kayıpların en üst seviyeye yükseldiği salgın hastalık sürecinden sonra, yüksek transfer ücretleri telaffuz edilemeyecek ve kulüpler özkaynaklarından yetiştirdikleri sporcularla devam etmek ve ayakta kalmak durumunda kalacaklardır. Bu durum futbol kulüplerimizin, genç oyuncu yetiştirmeye maksimum düzeyde önem göstermesini gerektirecektir.

Tüm profesyonel futbol kulüplerinin, fonksiyonel şekilde işleyen bir alt yapı ve genç oyuncu yetiştirme organizasyonu oluşturmadan, ayakta kalmaları ve sportif faaliyetlerini sürdürmeleri, bu süreçten sonra imkansız hale gelmiştir. Genç oyuncu gelişimi ve oyuncu tarama (scouting) faaliyetlerini iyi yapan ve ekonomik açıdan sorun yaşamayan Altınordu FK, Gençlerbirliği, Sivasspor gibi örnek futbol kulüplerimizi liglerimizde görmek mümkündür.

Tüm kulüplerimiz genç oyuncu gelişimine önem vermeli, senelerdir ihmal edilen altyapı ve özkaynak modeline gereken desteği sağlamalı ve vasat yabancı oyuncular üzerinden ülkemizin özkaynaklarının dışarı aktarılmasının önüne geçmelidir. Bugün Avrupa’nın söz sahibi futbol kulüplerinde kariyerlerine devam eden ve otoriteler tarafından en iyi oyuncular arasında gösterilen Merih Demiral, Çağlar Soyüncü ve Cengiz Ünder gibi oyuncularımız, özkaynak modeline ve genç oyuncu gelişimine önem verildiğinde Türk gençlerinin son derece başarılı işler yaparak ülkemizi başarılı bir şekilde uluslararası arenada temsil ettiklerini göstermiştir.

Bu nedenle Türk futbolu, uluslararası arenada söz sahibi olmak için, acilen özkaynaklarına yönelerek Türk futbol ekolünü oluşturmalıdır. Bu proje, Türkiye Futbol Federasyonu önderliğinde, Türk futbol kulüpleri tarafından uygulanmalıdır. Türk futbolunun başarısı, özkaynak modeli içerisinde Türk gençlerinin başarılı bir şekilde yetiştirilmesine bağlıdır.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
reklam
Yorum Yaz

edremit zeytin