Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0.70
BIST 1,408
%0.18
Dolar 8.29
%0.29
Euro 10.00
%0.70
Altın 474.05
reklam />
reklam />
REKLAM

Erdal Arı’dan TFF 1. Lig Analizi

339 defa okundu kategorisinde, 10 May 2021 - 21:33 tarihinde yayınlandı
Erdal Arı’dan TFF 1. Lig Analizi

TFF 1. Lig bu sezon da çok çekişmeli bir mücadeleye sahne oldu

Ligin farklı şehirlerin takımlarından oluşması, mücadele düzeyi yüksek bir ligin ortaya çıkmasını sağladı. 2020-2021 sezonunda pandemi koşulları nedeniyle taraftar desteğinden yoksun olmak, birçok takımı olumsuz etkiledi.

Özellikle büyük taraftar kitlesine sahip şehir takımları, taraftar desteğinin eksikliğini yakından hissetti. Lig sonunda şampiyon olarak Adana Demirspor ve ikinci olarak Giresunspor takımları direkt Süper Lig’e yükseldiler.

Adana Demirspor son iki sezondur, büyük harcamalar yaparak kadro oluşturan bir kulüp olarak, geçen sezon play-off finalinde Fatih Karagümrük takımına kaybederek Süper Lig’in eşiğinden dönmüştü.  Bu sezona iddialı giriş yapan ve güçlü bir kadro oluşturan Adana Demirspor, teknik direktör değişiklikleri ve takım içi uyumsuzluk gibi sebeplerle lig liderinin puan olarak çok gerisinde kalmıştı. Adana Demirspor, son olarak Teknik Direktör Samet Aybaba’nın göreve gelmesiyle inanılmaz bir performansla lig şampiyonu olarak Süper Lig’e yükseldi.

Lig ikincisi Giresunspor ise, sezona sorunlu başlayan ekiplerden biriydi. Önceki sezonlardan gelen sıkıntılar ve transfer yasağının olması neticesinde, ligin ilk müsabakası olan Balıkesirspor müsabakasına alt yapısından yetişen gençlerle çıkan Giresunspor, Teknik Direktör Hakan Keleş önderliğinde iyi bir kadro yapılanmasıyla, yarışa ortak oldu. 12 maçlık galibiyet serisinin ardından gelen sıkıntılı sonuçlar, lige yükselmeyi biraz geciktirdi. Son müsabakada da olsa, lig ikincisi olarak Süper Lig’e yükselen diğer takım oldu.

Düşük maliyetli ve kısıtlı kadroyla elde edilen başarıyı tebrik etmek gerekir. Lig lideri ve ikincisi ile aynı puana sahip olmasına rağmen, üçlü averajla Süper Lig’e yükselmeyi kıl payı kaçıran ve play-off müsabakalarına kalan Samsunspor ise, sezon boyunca uzunca bir süre lig lideri olmasına rağmen, avantajını kullanamadı. Samsunspor, futbolu ve Samsun şehrini çok seven Yüksel Yıldırım gibi bir başkana sahip. Yüksel Yıldırım borç batağındaki kulübü TFF 2. Ligden alarak, Süper Lig yarışı veren bir kulüp haline getirdi. Yaşanan takım içi sıkıntılar direkt çıkmaya engel de olsa, mental olarak toparlandığı takdirde Samsunspor play-off müsabakalarının en büyük favorilerinden biri olacağa benziyor.

Uzun süre ilk iki sırayı kovalayan ve güçlü bir kadro yapısına sahip olan İzmir’in köklü temsilcisi Altay ise, son haftalara doğru direkt yükselme şansını kaybetti ve play-off grubundan Süper Lig’e yükselmeyi hedefliyor. İzmir’in köklü kulübü Altay, ünlü Teknik Direktör Mustafa Denizli’yi takımın başına getirerek, iddiasını ortaya koydu.

Play-off müsabakaları oynamaya hak kazanan takımlardan İstanbulspor ise, son sezonlarda genç ve düşük maliyetli kadro yapısıyla, takım olma olgusunu iyi başaran ekiplerden biri olarak dikkat çekmekte. Tesis anlamında da büyük yatırımlar yapan ve genç oyuncuları Türk futboluna kazandırma misyonunu edinen İstanbulspor, play-off müsabakalarında yabana atılacak bir takım olmadığını ortaya koydu.

Oluşturduğu genç oyuncu odaklı yönetim tarzıyla, Türk gençlerine yatırım yapan ve birçok genç yıldızı bünyesinden çıkaran diğer İzmir temsilcisi Altınordu Futbol Kulübü ise, sezon boyunca istikrarlı mücadelesini devam ettirerek, play-off müsabakalarını oynamaya kazandı. İzmir temsilcisini genç oyuncu odaklı yönetim politikasını, play-off müsabakalarına katılmaya hak kazanarak taçlandırmalarından dolayı tebrik etmek gerekir.

Play-off yarışını son dakikaya kadar sürdüren Keçiörengücü takımı ise mütevazi bir bütçe ile ligdeki ikinci sezonunda başarılı bir performans sergiledi. Sezona renk katan ve genç yıldızlarıyla dikkat çeken Türk futbolunun köklü takımlarından Bursaspor ise, geçmiş yıllardan gelen devasa sorunlarına rağmen, genç yeteneklerini Türk futboluna sundu. Ligin bir bölümünde play-off yarışı için iddiasını sürdüren Bursaspor, kadro rotasyonu imkanının kısıtlı olması ve Ali Akman’ın transfer olayı gibi faktörlerden dolayı yarışa erken havlu attı. Ancak futbolseverlerin gönlünde mücadeleci ve genç yeteneklerle ayrı bir yere sahip olduğu kesin. Teknik Direktör Mustafa Er ve ekibini kutluyor, önümüzdeki sezonlarda Bursaspor’un hak ettiği Süper Lig’e geri dönmesini temenni ediyorum.

İstanbul temsilcileri Ümraniyespor ve Tuzlaspor ise, play-off yarışı içinde istikrarını sürdüremeyen ekiplerdendi. Bandırmaspor, Süper Lig’i hedefleyen bir kadro kurmasına rağmen, beklentilerin uzağında kalarak başarılı olamadı. Boluspor ligin deneyimli ekiplerinden olmasına rağmen, senelerdir istikrarsız bir görüntü içerisinde bulunmakta. Türk futbolunun köklü kulüplerinden olan Boluspor, istikrarlı bir lig performansı ortaya koyamamanın neticesinde, ligde kalmayı ligin son bölümünde garantiledi.

İzmir ekibi Menemenspor, ligde kalmayı başarırken, yönetimsel sorunların ve devre arası kadro yapısındaki değişimlerin takımın lig performansını etkilediği söylenebilir. Balıkesirspor istikrarı yakalayamadığı ve çok kötü sonuçlar aldığı sezonda, Teknik Direktör Yusuf Şimşek’in göreve gelmesiyle ivme kazandı ve ligin son bölümünde ligde kalmayı garantiledi.

Geçen sezon düşmenin kaldırılmasıyla ligde kalan Adanaspor ise, beklentilerin çok uzağında kaldı. Sık yapılan teknik direktör değişiklikleri ile istikrarı yakalayamayan Adanaspor, ligi son bölümünde kulüp ile özdeşleşen Teknik Direktör Eyüp Arın’ı göreve getirerek ligi bitirdi. Adanaspor içindeki potansiyeli açığa çıkaramayan köklü camialardan biri olarak dikkat çekiyor.

Süper Lig’de mücadele etmiş olan, uyguladığı rasyonel transfer politikalarıyla takdir kazanan Akhisarspor ise, uygulanan yanlış yönetim politikasının sonucunda ligdeki ikinci sezonunda TFF 2. Lig’e düştü. Geçen sezon play-off müsbakaları oynamaya hak kazanan ve Süper Lig’in kapısından dönen Akhisarspor, maalesef Türk futbolundaki yanlış yönetim politikalarının son kurbanlarından oldu.

Ankaraspor ise ligden düşen diğer ekiplerden biri olurken, başkent ekibinin son sezonlardaki kötü performansı dikkat çekiciydi. Türk futbolunun efsane kulüplerinden olan Eskişehirspor ise, geçmiş sezonlardan kalan devasa sorunların neden olduğu transfer yasağı nedeniyle kısıtlı ve genç kadrosu ile mücadele ettiği ligde tutunamadı ve TFF 2. Lig’e düşen bir diğer ekip oldu. Eskişehirspor gibi köklü bir camianın, yönetim yanlışlıkları nedeniyle ligden düşmesi çok üzücü.

Orduspor örneğinde yaşadığımız gibi, plansız ve programsız bir yönetim felsefesi neticesinde asırlık camialar maalesef yok olmaya devam etmekte. Son olarak, play-off müsabakalarında eşleşmeler SamsunsporAltınordu ve İstanbulsporAltay şeklinde oluştu. Play-off müsabakalarına katılacak tüm takımlara başarılar diliyor ve Süper Lig’e yükselen Adana Demirspor ve Giresunspor kulüplerini ise tebrik ediyorum.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
reklam
Yorum Yaz