İslam Ve Terör… 

Maalesef böylesine zıt iki kelimeyi sanki birbirinin kardeşi ve beraber anılması gereken bir durum gibi sürekli dile getirerek insanların akıllarında öylece yer etmesine sebebiyet veriliyor.

İslami terör ve Müslüman teröristler!…

Böyle bir şey olabilir mi?

Asla ve kat’a…

İslami terör olmaz, Müslüman da terörist olamaz.

Neden mi?

Müslüman İslam’ın emirlerine uyup gereğiyle amel eden insan demektir.

İnandığı İslam teröre izin vermiyorsa, nasıl izah edecek kendi terörizmini? Nasıl yorumlayacak terörle Müslümanlığını?

Bakınız ayet-i kerime;

“Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara Resûllerimiz apaçık deliller getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir. (Maide/32)

Evet, inanmış insanın nazarında Kur’an’ın emri böyledir.

Masum ve suçsuz bir insanın öldürülmesi bir kişinin öldürülüşünden ibaret bir vebal sayılmıyor sanki bütün insanlığın öldürülmesi, katledilmesi olarak belirtiliyor.

Terör böylesine bir korkunçlukla nazara verilirken, nasıl masum insanlar göz kırpmadan öldürülecek, bunun adına da İslami terör denecek, Müslüman terörü olarak nitelendirilecek…

Hayır, Olmaz olamaz…

İslam dininde , amenna ve saddakna (iman ettim ve kabul ettim) diyen Müslüman, terörle meşru bir yere varmayı düşünemez, bunu inandığı İslam’la da izah edemez…

Değil masum bir canı katletmek, suçsuz bir insana silahını dahi yöneltemez.

Peygamber efendimiz(s.a.v.)

“Sizden biriniz kardeşine silahıyla işarette bulunamaz”( Buhârî, Fiten 7; Müslim, Birr 126) buyurmuşlardır.

Eğer Müslüman, inancını yaymak ve kitlelere İslam’ı tebliği düşünüyorsa bunun yolu asla korkuya dayalı terör değildir.

Başka ideolojilerde terör bir yayma vasıtası olarak görülebilir; ama İslam’da asla. Çünkü İslam’da korkarak dıştan inanmış görünmek iman değildir. İçten benimseyerek kabullenmek esastır. İçten benimsetme ise yalnızca sevdirmekle, inandırmakla olur. Korku ve zorla asla…

Bundan dolayı ayette ikaz edilmiştir insanlar:

La ikrahe fid din! Dinde zorlama, ikrah yoktur.(Bakara 256)

İslam, Allah’ın sonsuz merhamet ve şefkatinin yeryüzünde tecelli ettiği huzur ve barış dolu bir hayatı insanlara sunmak için indirilmiş bir dindir

 “Ey iman edenler, hepiniz topluca “barış ve güvenliğe (Silm’e, İslam’a) girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.”(Bakara/208)

Allah, insanlara kötülük yapmaktan sakınmalarını emretmiş; zulmü, zorbalığı, öldürmeyi, kan dökmeyi yasaklamıştır. Allah’ın bu emrine uymayanlar, ayette geçen ifadeyle “şeytanın adımlarını izleyenler” olarak nitelendirilmiş ve açıkça Allah’ın haram kıldığı ve yasakladığı bir tutum içerisine girmişlerdir.

Ayet-i Kerime’de;

“… Allah’ın verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparak karışıklık çıkarmayın.” (Bakara/60)buyurulmuştur.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) ‘in hayatına baktığımızda, savaşın bile ancak zorunlu hallerde ve savunma amaçlı olarak başvurulan bir yöntem olduğunu görebiliriz.

Kısacası, Allah Müslümanlara savaş iznini, baskı ve zulüm gördükleri için vermiştir. Bir başka deyişle, izin verilen savaş, sadece savunma amaçlı bir savaştır.

“Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez.” (Bakara/190)

Teröre ve teröristlere bu kadar açık bir şekilde tavır alan, teröre bulaşanlara dünyada da ahirette de en ağır cezayı verileceğini haber veren İslam dinini terör ile yan yana getirenlerin, ya İslam dininden haberleri yok, ya da bu dine bir kasıtları vardır. Aksini söylemek mümkün değildir vesselam…

HAMD, GÖKLERDE VE YERDE  NE VARSA HEPSİNİN SAHİBİ OLAN ALLAH’A AİTTİR.

SELAM OLSUN HİDAYETE TABİ OLANLARA (TAHA/47)

Yorum Yaz