Necip milletimizin vatanına ve birbirine ayrılmaz bir biçimde bağlı olduğunu bu bağlamda kardeşlik hukukunu ve kader birliğini ortaya koyan Çanakkale Savaşları, tarihin satırlarına silinmez bir zafer örneği olarak kaydedilmiştir.

Çanakkale Türk milletinin Mili Mücadele meşalesinin yakıldığı, inanç, azim ve kahramanlıkla vatan toprağının savunulduğu istiklal örneği olarak eşine rastlanmayacak bir varoluş mücadelesinin adıdır. Bu varoluş mücadelesinde düşmanından dahi esirgemediği şefkatiyle de tüm uluslara örnek bir savaş hukuku ortaya koyan, metrekareye 6 bin mermi düşerken hilal ile yıldızın mürüvveti şiarıyla tek sözü bağımsızlık olan, bükülmez ve çelikten bir bilekle Çanakkale geçilmez diye haykıran ceddimiz; gençlerimizin gurur ve minnetle yad edeceği tarihsel bir duruş ortaya koymuştur.

Bu duruşa duaları ve kağnılarıyla yüksek ahlak ve büyük fedakarlıklarla destek olan insanımız, Çanakkale zaferinin elde edilmesinin manevi yönünde oldukça önemli bir paya sahiptir. Tüm ulusun birlik ve beraberlik içinde topyekün bir mücadeleyle ortaya koyduğu bu ruh; türlü zorluklarla medeniyetler yarışında ben de varım diyecek olan Cumhuriyet’in de azimkâr ve aydınlık ruhu olmuştur.

Millet olmanın, bağımsızlığın, azmin ve ferasetin tüm örneklerinin en onurlu ve özverili timsallerinin mührünün insanlık tarihine vurulduğu Çanakkale Zaferi’nin 104. yıl dönümünde gösterdikleri eşsiz mücadelenin bilinciyle, başta Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, ebediyete intikal eden tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.

Yorum Yaz