ulak yazarlar

Futbol tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de en sevilen ve ilgi duyulan spor branşlarının başında geliyor. Ancak son dönemlere bakıldığında ülkemizde futbola ilgi bakımından büyük bir erozyon olduğu görülüyor.

Bu erozyonun olası nedenlerine bakıldığında, kulüplerin mali ve ekonomik anlamda çıkmaza girerek yönetilemeyecek bir yapıya bürünmesi ve kulüplerin profesyonel bir yönetim tarzıyla yönetilmesine imkan verecek yasal bir statüye kavuşturulmaması gelmektedir.

Tüm bunların bir araya gelmesi sonucunda, futbola olan taraftar ilgisi de minimum düzeye inmiş durumdadır. Futbol seyir zevki veren sporların başında gelmektedir ve ülkemiz genç bir nüfusa sahip olması bakımından, futbol kulüplerinin alt yapıları için büyük bir havuz niteliği taşımaktadır.

Optimal spor yönetimi politikaları uygulanabilmesi durumunda, kulüplerimizin Türk gençlerini spora yönlendirmesinin ve spor yapan sağlıklı toplum oluşumuna katkı vermesinin yanı sıra, uluslararası arenada büyük başarılar kazanılmasına öncülük etmesi mümkündür.

Ancak son yıllarda, ülkemiz futbol kulüpleri gereken yeterliliğe sahip olmayan vasat yabancı oyuncuların yer aldığı ve bu oyunculara büyük transfer ücretlerinin verildiği birer yapı halini almıştır ve bu durum uzun vadede asırlık tarihi olan köklü kulüplerin yok olmasına zemin hazırlamıştır.

Bu durumu perçinleyen en önemli faktörlerin başında, yerli oyuncu kalitesindeki büyük düşüşe sebebiyet veren esas unsur olan kulüplerin alt yapılarından oyuncu yetiştirme politikalarının iflas etmesi gelmektedir. Kulüplerimiz alt yapılara gereken yatırımı yapmadıklarından, kulüp alt yapılarında tesisleşme ve uzman eğitimci eksikliği ciddi bir sorun olarak görülmektedir. Yeterli sayıda ve kalitede tesislere sahip olmak, bir kulübün alt yapıdan oyuncu yetiştirmesi için bir gerekliliktir.

Ülkemizde amatör takımlar ve profesyonel takımların alt yapılarında, saha eksikliğinden dolayı, futbol sahası dört takım tarafından aynı anda kullanılarak antrenman yapılmaktadır. Bu nedenle oyuncu altyapıda teknik ve taktik gelişimini tam anlamıyla tamamlayamamakta ve profesyonelliğe hazır hale gelememektedir.

Kulüplerimizin alt yapılarında çocuk gelişimi, psikolojisi ve antrenman bilimi konularında uzmanlığa ve yetkinliğe sahip personellerin yer alması gerekirken, bu durum önemsenmediğinden ve alt yapılarda çalışan antrenörlere dahi çoğu zaman maaş verilemediğinden, alt yapılardan profesyonel takıma oyuncu yetiştirilmesi bu imkanlar dahilinde mümkün olamamaktadır.

Futbol kulüplerimizin bir çoğu, her sezon çok sayıda oyuncuyu transfer ederek mali kaynakların verimsiz kullanılmasına imkan tanımakta ve bunun sonucunda ekonomik olarak yönetilemez hale gelmektedir. Kulüplerin şeffaf ve yasal olarak hesap verilebilir bir yönetim tarzına kavuşturulması, yerli ve yabancı oyuncu transferlerindeki yönetici-oyuncu menajeri-teknik direktör ilişkilerinin kulüplerin ekonomik ve mali yapısını çökertecek bir unsur olarak kullanılmasının önüne geçilmesi, genel kurulda seçilen kulüp yönetimlerinin kulübün tüm harcamalarından ve uğrayacağı zararlardan sorumlu olması kulüplerin profesyonelce yönetilmeleri için atılması gereken adımların başında gelmektedir.

Kulübün ekonomik kaynaklarının yerinde kullanılabilmesi için alt yapılara gereken önemin verilmesi önem arz etmektedir. Bu bakımdan alt yapılarda gerekli tesis, ekipman ve malzeme ve uzman eğitimci personel desteği sağlanmalı, genç oyuncu gelişimi için sistematik ve kurumsal bir yapı kurulmalıdır.

Dünyanın en büyük futbol organizasyonlarından biri olan UEFA Şampiyonlar Ligi’nde alt yapısından çıkarmış olduğu genç oyunculardan oluşan kadrosuyla Hollanda’nın Ajax futbol takımının, turnuvanın favorilerinden olan İtalyan temsilcisi Juventus takımını turnuva dışına itmesi, genç oyunculara değer vermenin ve onları futbola kazandıracak sistematik bir yapı kurmanın önemini tüm dünyaya göstermiştir.

Bu bakımdan sözü geçen atılımları yaparak ülkemizde futbola ivme kazandırabilmek için futbolun ehil ellerde yönetilmeye ihtiyacı vardır.

Yorum Yaz