İLKE Vakfı Eğitim Politikaları Araştırma Merkezi’nin (EPAM) yayımladığı “Eğitim İzleme Raporu 2025”, Türkiye’de eğitim ile istihdam arasındaki dengenin bozulduğunu ortaya koydu. Türkiye genelinde 2025 verilerine dayanan rapora göre, üniversite mezunlarının işsizlik oranı %9,1’e ulaşırken, lise altı eğitimlilerde bu oran %7,3 seviyesinde kaldı.
Raporda, Türkiye’nin OECD ülkelerinden farklı olarak eğitim seviyesi arttıkça işsizliğin azalmadığına dikkat çekildi. OECD ortalamasında yükseköğretim mezunlarında işsizlik %3,8’e kadar düşerken, Türkiye’de bu oran daha yüksek seyrediyor. Bu durumun, yükseköğretimde artan kontenjanların işgücü piyasasının talebiyle örtüşmemesinden kaynaklandığı belirtildi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre genel işsizlik oranı %8,5 seviyesinde bulunurken, eğitim kırılımında ortaya çıkan tablo “diploma enflasyonu” ve “beceri uyumsuzluğu” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Raporda, “Düşük eğitimli bireyler iş bulma umudunu yitirerek piyasadan çekilirken, yüksek eğitimliler daha seçici davranarak iş arama süresini uzatıyor” değerlendirmesine yer verildi.
Raporun dikkat çeken bir diğer bulgusu ise “diplomalı yoksulluk” oldu. Yükseköğretim mezunları arasında yoksulluk oranının son 20 yılda üç kat artarak %4,6 seviyesine yükseldiği ifade edildi. Bu artış, eğitimin yoksulluğa karşı koruyucu etkisinin zayıfladığına işaret ediyor.
Alanlara göre iş bulma sürelerinde de ciddi farklar dikkat çekti. Sağlık alanı mezunları ortalama 8,9 ayda iş bulurken, sosyal bilimler ve hukuk gibi alanlarda bu süre 18 aya kadar çıkıyor. Mezunların önemli bir kısmının kendi alanı dışında çalıştığına işaret edilen raporda, her beş üniversite mezunundan birinin “aşırı eğitimli” pozisyonda istihdam edildiği vurgulandı.
Genç işsizliği de raporda öne çıkan başlıklardan biri oldu. Türkiye’de ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin (NEİY) oranı %26,7 ile OECD ortalamasının iki katını aştı. 18-24 yaş grubunda bu oran %31,4’e kadar yükseldi.
Mesleki ve teknik lise mezunlarının ise işgücü piyasasında daha avantajlı konumda olduğu belirtildi. Bu grupta istihdam oranı %61’e ulaşırken, genel lise mezunlarında bu oran %51,2’de kaldı. Buna rağmen mesleki eğitimdeki öğrenci oranının son yıllarda gerilemesi dikkat çekti.
Raporda ayrıca işverenlerin eleman bulmakta zorlandığına da işaret edildi. İŞKUR verilerine göre açık iş oranı %3,1 seviyesinde seyrederken, özellikle konaklama, imalat ve kültür-sanat sektörlerinde bu oran daha yüksek. Bu durum, işsizlik ile açık pozisyonların aynı anda var olduğu “beceri uyumsuzluğu” sorununu gözler önüne serdi.
İLKE Vakfı, çözüm için eğitim programlarının işgücü piyasasıyla uyumlu hale getirilmesi, mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve üniversitelerde kariyer rehberliğinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Raporda, yükseköğretim sisteminin daha esnek ve modüler bir yapıya kavuşturulmasının önemine dikkat çekildi.
Yorumlar
Kalan Karakter: