Dijital dönüşüm hız kesmeden ilerlerken, yapay zekâ destekli sistemler kurumların operasyonel verimliliğini artırıyor. Ancak aynı hız, yeni siber saldırı yüzeylerini de beraberinde getiriyor. Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayımlanan Global Cybersecurity Outlook 2026 raporuna göre, yapay zekâ araçlarının güvenliğini değerlendiren kurumların oranı bir yıl içinde neredeyse iki katına çıkarak yüzde 64’e ulaştı. Kurumsal siber güvenlik liderlerinin yüzde 94’ü ise 2026’da sektörü şekillendirecek en belirleyici gücün yapay zekâ olacağını öngörüyor.
Kritik altyapı projelerinde görev alan teknoloji girişimcisi Ufuk Arı, bu tabloyu “ertelemeye açık bir risk değil, planlanmış bir teslim tarihi” olarak değerlendiriyor. Arı’ya göre yapay zekâ yalnızca süreçleri hızlandırmıyor; aynı zamanda saldırganlara da yeni imkânlar sunuyor.
Gümrükte Yapay Zekâ Dönemi
Türkiye Cumhurbaşkanlığı 2026 Yıllık Programı kapsamında gümrük beyanname kontrolleri ve tarife süreçlerinde yapay zekâ destekli sistemlerin devreye alınması planlanıyor. Elektronik gümrük uygulamalarının, özellikle BİLGE Sistemi’nin, blokzincir ve yapay zekâ teknolojileriyle güçlendirilmesi hedefleniyor.
Uzmanlara göre bu dönüşüm, kamu gelirlerinin korunması ve işlemlerin hızlandırılması açısından önemli bir eşik. Ancak aynı zamanda beyanname sahteciliği, veri manipülasyonu ve tedarik zinciri istismarları gibi riskleri de gündeme taşıyor.
Türk havacılık, enerji ve sağlık sektöründe önemli projelerde yer alan Arı; Türk Hava Yolları, GE Aviation, GE Healthcare, Halliburton ve Pratt & Whitney gibi kurumlarla yürütülen entegrasyon projelerinde görev aldı. Enerji tarafında hidro, jeotermal ve petrol kuyularında gerçekleştirilen projelerde gümrük çözüm ortağı olarak çalıştı.
Arı, “Altyapı inşa edilirken güvenlik katmanları tasarımın parçası değilse, sonradan eklenen yamalar kalıcı çözüm olmaz” değerlendirmesinde bulunuyor.
E-Ticarette Artan Oltalama Tehlikesi
Kaspersky’nin 2026 raporuna göre, Kasım 2024–Ekim 2025 döneminde çevrimiçi mağaza, ödeme ve teslimat sistemlerini hedef alan yaklaşık 6,7 milyon oltalama girişimi engellendi. Bu saldırıların yüzde 50,58’i doğrudan son kullanıcıları hedef aldı.
E-ticaret ve dijital dönüşüm projelerinde Apple Türkiye, Xiaomi Türkiye ve IKEA Türkiye gibi markalarla çalışan Arı’ya göre, yapay zekâ destekli alışveriş deneyimi kullanıcıya kolaylık sağlarken, veri güvenliği ihlallerinin etkisini de büyütebiliyor.
Uzmanlar, özellikle ödeme sistemleri ve teslimat zincirinde kimlik doğrulama mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Tedarik Zincirinde Kırılganlık Artıyor
2026 itibarıyla büyük şirketlerin yüzde 65’i üçüncü taraf ve tedarik zinciri risklerini en kritik siber dayanıklılık sorunu olarak tanımlıyor. KPMG’nin 2026 raporu ise yapay zekânın tedarik zinciri yönetiminde vaat aşamasından operasyonel gerçekliğe geçtiğini ortaya koyuyor.
Daha önce Schlumberger, Daikin Europe, Dow AgroSciences ve Biofarma İlaç gibi küresel ölçekte faaliyet gösteren kurumlarla çalışmış olan Arı, tedarik zincirinin artık yalnızca lojistik değil, doğrudan siber güvenlik meselesi olduğunu belirtiyor.
Arı’nın kurduğu Neirt Bilişim bünyesinde geliştirilen yazılım çözümleri, tedarik zinciri görünürlüğü ve entegrasyon güvenliği odağında konumlanıyor.
Uzmanlardan Çağrı: “Güvenlik Tasarımın Parçası Olmalı”
Uzmanlar, yapay zekâ entegrasyonunun yalnızca verimlilik artışı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Kritik altyapı, enerji, havacılık, sağlık ve e-ticaret sektörlerinde güvenlik mimarisinin sistem tasarımının ilk aşamasında planlanması gerektiği belirtiliyor.
Siber güvenlik alanında 2026’nın belirleyici başlığı, hız ile güvenlik arasındaki denge olacak gibi görünüyor.
Tahmini okuma süresi: 4 dakika.
Yorumlar
Kalan Karakter: