Doğan Cüceloğlu, günümüzde de geçerliliğini koruyan bir söz söylemiştir: "Makam, mevki, rütbe, unvan; bunların hepsi cekettir. Ceketi asar bir yere gideriz. Arkada sadece insanlığımız kalır."
Bu söz, makam ve unvanların geçici olduğunu, gerçek değerinin ise insanın insanlığında olduğunu vurgulamaktadır.
İnsan, makam ve unvanları sayesinde bir yere gelir, bir makama oturur.
Ancak, bu makam ve unvanlar onu insanlıktan ayırmaz. İnsan, her zaman insan olarak kalmaya devam eder.
İmam Gazali'nin sözü de bu konuya benzer bir mesaj vermektedir. Gazali'ye göre, "layık olmadan makam sahibi olanlar, astlarını ısırıp üstlerine kuyruk sallarlar."
Bu kişiler, makam ve unvanlarından dolayı kendilerini önemli ve güçlü hissederler.
Bu durum, onların kibirlenmesine ve bencilleşmesine yol açar. Astlarına baskı yapar, onları ezmeye çalışırlar. Üstlerine ise yaranmak için her şeyi yaparlar.
Gerçekten de, makam ve unvanlardan dolayı kibirlenen ve bencilleşen çok sayıda insan görmekteyiz.
Bu kişiler, makam ve unvanlarını kendi çıkarları için kullanırlar.
Astlarını ezerek, üstlerine yaranarak güçlerini artırmaya çalışırlar.
Ancak, bu kişiler unutmamalıdır ki, makam ve unvanlar geçicidir. Bir gün bu makam ve unvanlardan ayrılacaklar ve geriye sadece insanlıkları kalacaktır.
O halde, makam ve unvanları gerçek değerinde değerlendirmek gerekir.
Bu makam ve unvanlar, bize bir sorumluluk yükler.
Bize, insanlığımızı daha iyi yaşamak için bir fırsat verir.
Bu fırsatı iyi değerlendirmeli, makam ve unvanlarımızı insanlığa hizmet etmek için kullanmalıyız.
Makam ve unvanlar, birer araçtır.
Bu araçları insanlığımızı daha iyi yaşamak için kullanmalıyız.
Aksi takdirde, bu araçlar bizi insanlıktan uzaklaştırabilir.
Yorumlar
Kalan Karakter: